Vincent van Gogh
Dr. Gachet’nin Portresi (Portrait of Dr. Gachet) Tarih: 1890 Sergilendiği Yer: İlk versiyonu özel bir koleksiyonda, ikinci versiyonu ise Musée d’Orsay, Paris’te…
Yeni Yazılar
Dr. Gachet’nin Portresi (Portrait of Dr. Gachet) Tarih: 1890 Sergilendiği Yer: İlk versiyonu özel bir koleksiyonda, ikinci versiyonu ise Musée d’Orsay, Paris’te…
Briton Rivière’in “Argos and Odysseus” tablosu, ilk bakışta yalnızca yaşlı bir köpek ile eve dönmüş bir adamın karşılaşmasını anlatır. Oysa bu küçük…
Bulgakov’un Genç Bir Doktorun Anıları ile Saki’nin, yani Hector Hugh Munro’nun Açık Pencere öyküsü ilk bakışta birbirine pek benzemez. Biri Rus taşrasında,…
“Gerçekte olduğundan daha çok, zihnimizde acı çekeriz.”Seneca, Lucilius’a Ahlak Mektupları Kasiyer toplamı söyleyince önümdeki adam cebindeki paraya yeniden bakar, sonra poşete girmek…
Öğleden sonra bir çocuk kaldırıma mavi bir ev, sarı bir güneş ve yan yana duran üç insan çizer. Akşam yağmur başlayınca renkler…
Bazen bir laboratuvarın kapısında, bazen gökyüzünde, bazen de bir kitabın sessizliğinde kendine yaklaşır. Buradaki yazılar, aynı hayatın içinden geçen bu üç yolun notları.
Metnin izleği
İnsan önce kendini kurmaya çalışır. Sonra seçtiği meslek onu yeniden kurar. Kitaplar ve müzik ise bütün bunların içeride bıraktığı yere bir ad verir.
I · Başlangıç
İnsan bazen kendini bulmaz. Kimsenin görmediği uzun bir emekle, yavaş yavaş kendini doğurur.

Yıllar önce para kazanmak için bir laboratuvarın kapısını çaldım. Yapabileceğim her işi söyledim. Karşımdaki adam, o sıkışmışlıktan kendine ucuz bir çalışan çıkarmadı. “Önce öğren,” dedi. Bazen insanın önüne açılan en doğru kapı, onu hemen içeri almayan kapıdır.
Üç ay boyunca yalnızca öğrenmek için çalıştım. Sonra geri döndüm. İlk işim iyi değildi. Yine de biri, hatamdan daha uzun baktı bana. Çoğu zaman insanın hayatını büyük sözler değil, tam düşecekken çekilmeyen bir el değiştirir.
“İnsan bazen geç kalmaz. Yalnızca kendi zamanında yetişir.”
Okula on yedi yaşında girdim, yirmi beş yaşında mezun oldum. O yıllar dışarıdan gecikme gibi görünüyordu. Bugün ise hayatımın en dolu zamanı olarak kalıyor. Çünkü orada yalnızca bir iş öğrenmedim; emekle kurulan bir benliğin neye benzediğini de gördüm.
II · Meslek
Bir meslek insana yalnızca unvan vermez. Bazen zaman duygusunu, bazen susmayı, bazen de kendi sınırını öğretir.
Yirmi beş yılın on beşi helikopter ambulansta geçti. En acilinden en ağırına uzanan yüzlerce hastada, yeryüzü küçülürken sorumluluğun büyüdüğünü gördüm.
Bir hastaya yetişmek için havalandığınızda zamanın ölçüsü değişir. Dakikalar yalnızca dakika değildir. Her kararın bir bedeni, her gecikmenin bir yüzü vardır. Gökyüzü mesafeyi kısaltır; insanın taşıdığı ağırlığı değil.
Geçen yıl emekli oldum. Yine de çalışmaya devam ediyorum. Bazı meslekler bırakıldığında bitmez. İnsanın bakışına yerleşir ve onunla birlikte yaşamayı sürdürür.
III · Kitap & Müzik
Bazı eserler bizi anlatmaz. İçimizde henüz adını koyamadığımız yere dokunur ve orada sessizce kalır.

Kitap
İnsanın bir yere varmak için değil, bazen kendi yabancılığının çevresinde dolaşmak için yürüdüğünü hatırlatıyor.
Kitap
Görev duygusunun, tutkunun ve gecikmiş bir kararın insanı nasıl kendi sınırına götürdüğünü anlatıyor.
Müzik
Benlik ile yokluk arasında asılı kalan sesiyle, insanın kendine bile tam olarak varamayışını taşıyor.
Müzik
Geçmişi çağırmıyor; onun hâlâ içeride, kendi sessiz zamanında yaşadığını fark ettiriyor.
Fotoğraf Defteri
Bazı anlar yazıya dönüşmez. Bir ışık, bir yol ya da masada unutulmuş bir nesne olarak kalır. Fotoğraf Defteri, o sessiz anların yeri.
Fotoğrafları Görünüm → Özelleştir → Ümit Tema: Fotoğraf Defteri alanından değiştirebilirsiniz.
Bir kareye dokunarak büyütünBütün bunların arasında
Hekim, okur ve hayatın küçük ayrıntılarını biriktiren biri. Mesleği gökyüzünde de yerde de sürerken; insanın kendine, başkasına ve zamana nasıl baktığı üzerine yazıyor.
Bu site tamamlanmış bir vitrin değil. Emekle başlayan, mesleğin içinden geçen ve kitaplarla müzikte kendi sesini arayan bir hayatın zamanla genişleyen kişisel arşivi.