“Sözcükler düşüncelerin mezarıdır.”
Friedrich Nietzsche’nin bu cümlesi ilk bakışta abartılı görünür. Ama insan biraz düşündüğünde, kelimelerin düşünceyi taşıdığı kadar onu daralttığını da fark eder.
Düşünce akışkandır.
Belirsizdir.
Sınırları yoktur.
Kelime ise sınır çizer.
Bir düşünce söze döküldüğü anda biçim kazanır, ama aynı anda daralır. Çünkü kelimeler düşüncenin tamamını değil, yalnızca yakalayabildiği kısmını taşır. Geri kalan, sessizliğin içinde kalır.
Belki de bu yüzden bazı düşünceler söylenmediğinde güçlüdür.
Söylenmediğinde insan onların efendisidir.
Ama dile geldiğinde durum değişir.
Bir düşünceyi söylediğin anda artık onu savunmak zorunda kalırsın.
O seni taşımaya başlar.
Söylenmeden önce düşünce sana aittir.
Söylendikten sonra sen ona ait olursun.
Bu yüzden bazen konuşmak insanı özgürleştirmez; aksine bağlar.
Bunu ilk kez bir psikiyatristle konuşurken fark etmiştim. Anlattıklarımın sesi odanın içinde yankılanıp bana geri döndükçe, sanki başkasının düşüncelerini dinliyormuşum gibi oldum. O anda tuhaf bir şey gerçekleşti: Düşüncelerim bana ait olmaktan çıktı, önümde duran bir nesneye dönüştü.
Ve tam o noktada onları ilk kez gerçekten görebildim.
Belki de kelimelerin mezar oluşu tam burada başlar:
Bir düşünce gömülür, ama aynı anda görünür hâle gelir.
Çünkü bazen insanın düşüncelerini anlamasının tek yolu, onları dışarıda duymasıdır ve belki de bu yüzden, en derin sessizlikler konuşulanlardan sonra gelir.

Bir Cevap Yazın

About the Podcast

Welcome to The Houseplant Podcast, your ultimate guide to houseplants! Join us as we explore the wonders and importance of plants in our lives.

Explore the episodes

Latest posts

www.umitakturk.com sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin