Bazı insanların zekâsında insanı rahatsız eden bir dürüstlük vardır. Bu dürüstlük çoğu zaman kırmak için ortaya çıkmaz. Hatta çoğu zaman savunmasızdır.
Söylenmesi gerektiği için söylenir,
nasıl karşılanacağı düşünülmeden. Çünkü zekâ yalnızca hızlı düşünmek değildir.
Bazı insanlar için zekâ , görmezden gelinemeyecek kadar fazla şey fark etmektir.
Ve insan bazen bu yüzden yorulur.
Çünkü çoğu ilişki gerçeğin tamamı üzerine değil,
katlanılabilir kısmı üzerine kuruludur. İlginç olan şudur:
İnsanlar çoğu zaman yalandan değil, çıplak dürüstlükten rahatsız olur. Çünkü dürüstlük yalnızca gerçeği açığa çıkarmaz insanın sakladığı şeyi de görünür kılar.
Bu yüzden bazı zeki insanlar kibirli sanılır. Oysa çoğu zaman yaşadıkları şey kibir değil, sürekli fark etmenin yorgunluğudur.
Zekâ ve dürüstlük birlikte olduğunda iki ayrı güç ortaya çıkar. Zekâ, neyin mümkün olduğunu görür.
Dürüstlük ise neyin yapılması gerektiğini.
Biri potansiyeldir, diğeri pusula.
Warren Buffett bir kez şöyle demiş:
“Bir insanda üç şey arayın: Zekâ, kalp ve dürüstlük.
Eğer sonuncusu yoksa, ilk ikisiyle de uğraşmayın.”
Çünkü dürüstlük olmadığında zekâ araç olmaktan çıkar silaha dönüşür. Hakikati görmek için değil, yön vermek için kullanılır.
Belki de bu yüzden bazı insanlar yalnız kalır.
Çünkü gördüklerini küçültmeyi öğrenemezler.
Ve bazı gerçekler vardır ki insan onları bir kez gördükten sonra, eski saflığıyla konuşamaz.
Asıl tehlike zekânın büyüklüğünde değildir.
Vicdanı sustururken bunu fark etmemektedir.