Fark Etmemeye Alışmak

Published on

in

İnsan her şeye alışır denir. Belki daha doğrusu: insan, fark etmemeye alışır.
Başlangıçta rahatsız eden şeyler zamanla kaybolmaz.Sadece arka plana çekilir. Gürültü gibi.İlk başta dikkat dağıtır, sonra yokmuş gibi davranılır.Bu yüzden bazı hayatlar dışarıdan stabil görünür.
Ama bu denge, çözülmüş sorunlardan değil,
askıya alınmış farkındalıklardan oluşur. İnsan bir durumu kabullendiğini düşünür.  Aslında sadece onunla sürekli yüzleşmemeyi öğrenmiştir.  Alışmak bir savunma mekanizmasıdır ama aynı zamanda bir körlük üretir.Çünkü sürekli maruz kaldığın şey, sorgulanmaz hale gelir.
Bir odada hafif bir koku olduğunu düşün.
İlk giren fark eder. İçeride uzun süre kalan etmez.Ama koku gitmemiştir.
Zihin de böyle çalışır. Sürekli aynı düşüncelerle yaşarsan, onları “kendin” sanmaya başlarsın. Oysa belki de sadece uzun süredir maruz kaldığın bir tekrar.
Birinin söylediği tek bir cümle, alıştığın şeyi yeniden görünür kılar ve o an rahatsızlık geri gelir. Çünkü fark etmek, konforlu değildir.
İnsan bazen bu yüzden değişmek istemez.
Değişim zor olduğu için değil, farkındalık geri geldiği için.
Albert Camus’nün dünyasında insan,
tam da bu noktada ikiye ayrılır: uyanmak ya da sürdürmek. Bir şeyi gerçekten çözmek, onu ortadan kaldırmak değil, onu her zaman görebilecek kadar uyanık kalmaktır.
Ama bu da yorucudur. Bu yüzden çoğu insan seçimini yapar: Ya rahatsız olarak yaşamak ya da rahat bir şekilde fark etmemek.

Bir Cevap Yazın


Gelin Beraber Yazalım

Siz de yazılarıma yön vermek ve dinamizm katmak için bana katılın

www.umitakturk.com sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin