Yalniz Tıp

By

Helikopterde öğrenme farklıdır.
Ne kitap açabilirsiniz ne de uzun uzun düşünmeye vaktiniz vardır. Alan dardır, ses yüksektir, zaman acımasızdır. Her şey sınırlıdır: oksijen, ekipman, seçenekler… ve en çok da danışma imkânı.
Yerdeyken insan daha cesurdur. Yan odada biri vardır, bir telefon hattı vardır, bir algoritmaya sığınabilirsiniz. Havalandığınız anda bu konforlar geride kalır. Yukarıda yalnızsınızdır. Karar, sizindir. Yanlış da doğru da aynı anda sizinle taşınır.
İlk zamanlar bu yalnızlık rahatsız edicidir. İnsan içinden sürekli şunu geçirir:
“Birine sorsam…”
Ama soracak kimse yoktur. İşte öğrenme tam o noktada başlar.
Helikopterdeyken fark edersiniz: Bilgi, sandığınız kadar geniş değildir. Protokoller, ideal koşullar içindir. Oysa siz, ideal olmayanın içindesinizdir. O an, ezber değil; ayırt etme gerekir. Hangisi gerçekten gerekli, hangisi alışkanlık?
Bir vakada, monitör size bir şey söyler ama hasta başka bir şey anlatır. Gürültü yüzünden stetoskop anlamsızlaşır, ışık yetersizdir, hareket kısıtlıdır. Zihniniz, eksik verilerle çalışmak zorunda kalır. İşte o zaman daha önce öğrendiklerinizi değil, öğrenirken yaşadıklarınızı kullanırsınız.
Bazı kararları verirken fark edersiniz: Bu bilgi kitapta yoktu. Ama daha önce benzer bir durumda hissettiğiniz o tereddüt, o kısa duraksama… Zihin, bilinçdışından bir şey çıkarır. Adını koyamazsınız ama güvenirsiniz. Çünkü öğrenme her zaman bilinçli bir hatırlama değildir; bazen bedensel bir sezgidir.
Helikopterde yanlış yapma ihtimali daha ağır hissedilir. Çünkü geri dönüş yoktur. Bu, insanı ya katılaştırır ya da derinleştirir. Ben ikinciyi seçmek zorunda kaldım. Her vaka, “bir dahaki sefere” için sessiz bir ders bırakır. Kimse anlatmaz, kimse altını çizmez. Öğrenme, kendi kendine olur.
En zor anlar, müdahale etmemeniz gereken anlardır. Elinizde bir şey yapmak için güçlü bir istek vardır ama içten bir ses, “Şimdi değil” der. Bu sesi bastırmak kolaydır. Dinlemek zordur. Ama zamanla anlarsınız ki, helikopterde en büyük ustalık bazen hiçbir şey yapmamayı bilmektir.
Bu ortamda öğrenme, hızla değil; yoğunlukla gerçekleşir. Bir vaka, yerde on vakanın öğrettiğini öğretir. Çünkü hata payı küçüktür, sorumluluk büyüktür. Öğrenme burada romantik değildir. Serttir, sessizdir ve iz bırakır.
Yıllar içinde şunu fark ettim:
Beni bu işte tutan şey bilgi artışı değil; karar verirken hissettiğim o kısa durma anı oldu. O an, öğrenmenin derin yapısının kendisidir. Çaba vardır ama kör değil. Bilinçdışı çalışır ama başıboş değil. Anlam vardır ama süslü değil.
Helikopterde insan şunu öğrenir:
Gerçek öğrenme, seçenekler azaldığında başlar.
Alan daraldığında, gürültü arttığında, yardım uzaktayken…
Ve belki de bu yüzden, yukarıda öğrenilenler aşağıda kolay kolay unutulmaz.

Posted In ,