Denemeler

Gene berbat bir gün.
Pek çok şey gerçekliğini yitirdi.
Düşüncelerim benim yanılsamam mı, yoksa gerçekten var mı bilmiyorum;
neden bu kadar çok şey kafamın içinde bu kadar hızlı yer değiştiriyor?
Kaybettiğim sabır sanki beni sınıyor.
Düşüncelerimden de, yaptıklarımdan da emin değilim.
Ne zaman tek bir olaya konsantre olmaya çalışsam,
diğerleri bir askıya üst üste asılmış ceketler gibi
karmaşık ve bir o kadar da düzensiz görünüyor.
Tüm yaptıklarım sanki başkasının rüyasıymış gibi benden uzak.
Oysa ete kemiğe bürünmüş düşüncelere o kadar alışmışım ki,
kendime olan güveni yavaş yavaş kaybediyorum.
Eğer gerçeklikle bağım bu derece kopuyorsa,
sanırım deliriyorum.
Düşünsenize,
yarın işe gidip gitmeyeceğimi defalarca kontrol ediyorum
ama yine de emin olmadan gidiyorum.
Eğer insanlar “hoş geldin” demezse,
hiçbir şey olmamış gibi sessizce devam ediyorum.
Allah’tan kalbime konmuş sevgi demetleri
hâlâ anlamını yitirmiyor.
Kimi, neden, nasıl sevdiğimi biliyorum.
Eğer bir gün onlar da ayrışmaya başlarsa,
işte o zaman gerçekten tımarhanelik olurum.
Aslında bu kötü bir şey değil;
en azından kendi adıma beni bu limana bağlayan tek şey,
sevdiklerime yük olmamak
ve bana onca güvenen insanları yüzüstü bırakmamak.
Sanırım biraz daha dişimi sıkarsam,
bunamışlık kisvesiyle deliliğimi
bir nebze olsun kamufle edebilirim.