
Düşüncelerini söyleyen ama edime dökemeyen biz aciz düşünürler, hayatın içinde,bir şişenin içindeki mektup gibi oradan oraya savruluruz.
Dalgalarla olan mücadelemiz, zayıflığımızdan değil;
ulaşma ihtimalini henüz yitirmemiş olmamızdandır.
Her çarpışma biraz daha aşındırır şişeyi ama içindeki sözü de daha sahici kılar.
Çünkü umut,şişeyi doğru kişinin bulmasıdır;
ve şişenin çektiği bütün acıların nihayet yerini bulması.
Okunmak için değil de anlaşılmak için dayanırız.

