Kaniksamak

By

Her şey kanıksamakla başladı.
Hayatımıza giren her yeni şeyi, anlamı tükenene kadar kullandık.
Sonra arkasına bakmadan sıradanlaştırdık.
Anlamını yitirdiğini fark etmedik değil;
sadece anlamaya çalışmayı bıraktık.
Ve sonunda kanıksadık.
Bir süre sonra içimizdeki o küçük çocuk yaramazlık yaptı.
Yüzmek istemediğim hâlde beni hayallerle dolu bir havuza itti.
Suyun soğuk olduğunu biliyordum.
Boğulma ihtimalini de.
Ama yine de itiraz etmedim.
Tecrübelerimiz, ilişki kurduklarımızın sorularına denk gelmediğinde
hiçbir şey ifade etmiyor.
Daha kötüsü, yaşadığımız zorluklar bile karşılaştırılamıyor.
Bu yüzden bazen üstten bakmakla, bazen duyarsızlıkla suçlanıyoruz.
Oysa bize kalan tek şey şu oluyor:
Aynı noktaya vardıklarında
biraz hüzünle,
biraz sessiz bir “demiştim” duygusuyla
kenarda durmak.
Masumiyetin yüzsüzlüğü haklıdır.
Onu kirleten, bencilliktir.
Varken eksikliğini hissettiğim sevgi,
ben yokken varlığımı aramasın.
Ve şimdi sahneyi terk edebilmek…
Belki de en büyük erdem bu.
Cehennem ateşinin aydınlığından,
cennetin huzur veren bilinmezliğine doğru
sessizce yürümek.

Posted In ,