Uzun yıllardır acil tıp alanında çalışıyorum. Bu süre boyunca mesleğin bana öğrettiği en önemli şey, her durumda konuşmanın değil; çoğu zaman yerinde susmanın daha büyük bir yarar taşıdığı oldu.
Helikopter ve kara ambulans sistemlerinde, zamanla yarışılan anların içinde görev aldım. İnsan hayatının en kırılgan hâllerine yakından tanıklık ettim. Bu tanıklık, beni yüksek sesli iddialardan, aceleci yargılardan ve gereksiz görünürlükten uzaklaştırdı. Çünkü bazı durumlarda asıl katkı, ön planda olmak değil; işlevsel olmak, doğru anda doğru yerde durabilmektir.
Kendimi, mesleğini bir kimlik gösterisine dönüştürmek yerine, bulunduğu alanda yarar üretmeye odaklanan bir hekim olarak görüyorum. Suskunluğum bir geri çekilme değil; dikkatli bir dinleme, tartma ve sorumluluk alma biçimidir. Her sözün söylenmesi gerekmediğini, her bilginin paylaşılmasının fayda üretmediğini yaşayarak öğrendim.
Bu site; unvanları çoğaltmak ya da deneyimleri sıralamak için değil, zaman içinde biriken tanıklıkların, izlenimlerin ve sessizce edinilmiş bilgilerin paylaşılabileceği bir alan olarak var. Burada yer alan metinler, kesin doğrular sunma iddiası taşımaz; daha çok yararlılığın ve ölçülü suskunluğun izlerini taşır.Benim için meslek, insan hayatına temas edebildiği ölçüde anlamlıdır. Ve bazen en büyük katkı, geride kalıp işi doğru yapmaktır.
Meslek dışındaki zamanlarımda kıyı ve tekne balıkçılığıyla ilgilenirim. Balıkçılık, benim için bir uğraştan çok; beklemeyi, müdahale etmemeyi ve doğayla aynı ritimde kalmayı öğrenmenin bir yoludur. Bisiklete binmek ve uzun sahil yürüyüşleri ise zihnin hızını düşürür; gün içinde biriken fazlalıkları ayıklar. Bu yürüyüşlerin çoğu, içten içe bir storytelling süreci gibidir: anlatılmayan ama şekillenen düşüncelerle geçer.

