Le Trio Joubran ve “Masar”
Ud’un Nefesiyle Anlatılan Bir Yolculuk
Ortadoğu’nun kalbinden yükselen, hem zamansız hem de yersiz bir müzik: Le Trio Joubran. Filistinli üç kardeş – Samir, Wissam ve Adnan Joubran – udun kadim sesini modern bir anlatıya dönüştürerek yalnızca müzik icra etmez; bir halkın hafızasını, sürgünün izlerini ve direnişin estetiğini dinleyiciye aktarırlar. Sözsüzdür bu müzik; ancak sessiz kaldığı her yerde çok şey söyler. Joubran kardeşlerin melodileri, kelimelerin ulaşamadığı bir alanda, doğrudan duyguya temas eder.
Kökler: Filistin’den Dünyaya
Le Trio Joubran, Nasıra’da doğmuş bir müzik geleneğinin devamıdır. Babaları ud yapımcısı ve icracısı, anneleri ise şairdir. Bu nedenle müzikleri, ses ile anlamın doğal bir birlikteliğinden beslenir. Kullandıkları temel enstrüman olan ud, Arap müziğinin en eski telli çalgılarından biridir. Ancak Joubran’ların elinde ud, yalnızca geleneğin taşıyıcısı değil; caz doğaçlamasına, flamenko ritmine ve çağdaş dünya müziğine açılan bir anlatı aracıdır.
Masar: Yolun Kendisi
2011 yılında yayımlanan “Masar” albümü ve aynı isimli parça, Le Trio Joubran’ın müzikal ve düşünsel çizgisini en berrak biçimde ortaya koyar. Arapçada “yol” ya da “yolculuk” anlamına gelen Masar, fiziksel bir hareketten çok varoluşsal bir geçişi temsil eder. Parça boyunca ritim geri plandadır; zaman ölçülmez, hissedilir. Melodi bazen bir taş sokakta yankılanır, bazen denize açılan bir ufuk çizgisinde kaybolur. “Masar”, bir dönüşün değil, bir arayışın müziğidir.
Müzikal Tarz ve Coğrafya
Le Trio Joubran’ın müziği; Arap klasik makamları, Levant bölgesinin yöresel ezgileri ve modern dünya müziği anlayışı arasında kurulan dengeli bir köprü gibidir. Filistin merkezli bu anlatı, belirli bir coğrafyaya sıkışmaz; evrensel bir duygu alanına açılır. Bu nedenle Joubran’ların müziği, bir konser salonunda da bir evin sessizliğinde de aynı derinliği taşır: Acıyla yoğrulmuş bir estetik, sakin ama güçlü bir duruş.
Bir Parçadan Fazlası
“Masar”, dinleyicisini yönlendirmez; ona eşlik eder. Ud’un titreşimiyle iç yolculuğa davet eden bu parça, geçmiş ile şimdi, kayıp ile umut arasında sessiz bir köprü kurar. Le Trio Joubran’ın müziği, nihayetinde tek bir yere aittir: insanın kendi iç yolculuğuna.

